Yorum yapın. Bölüm Zamanı Sevmek. Özellikle bunun nedenlerine baktığımızda dönem itibariyle ülkenin içerisinde olduğu siyasi çalkantıların ve tarihsel figürasyonların en yoğun olarak yaşandığı dönemlerinden birine tekabül etmesi diyebiliriz. Toplumsal bir gerçekliğe dayanan Erksan filmlerinin alt metinleri birçok ahlaki çıkarım ve metafiziksel öğeleri barındırması açısından zengin bir muhteviyata sahiptir. Özellikle Sevmek Zamanı filmi Sevme Zamanı Filmi Seks ne kadar bu gerçeklikten kendini soyutlamış gibi dursa da, Erksan sinemasının belki de nirengi filmidir diyebiliriz. Sevmek Zamanı, isim itibariyle neyi ifade eder? Buradaki zamanın varlığının daha çok doğu felsefelerine içkin bir halde sunulduğunu göreceğiz. Özellikle burada sevmek edimi bir zamana eklemlenmiştir ancak bunun hangi durumda ya da anda olacağı belirtilmemiştir. Bu nedenle filmin başlangıcındaki kareler oldukça donuk ve melankolik bir etki yaratır. Zaman burada sürekli akışkan bir yapıya sahip olmaktan çok, tam tersine oldukça donuk, hapsedilmiş ve sıkıştırılmıştır. Özellikle göl bu konuda oldukça iyi bir metafor kaynağı sağlayacaktır bizlere. Filmin açılış ve bitiş sahnelerine baktığımızda bunu destekleyecek birçok öğeye rastlarız. Filmin başında gördüğümüz doğa kompozisyonu ile filmin sonunda ölen iki aşığımız Halil Müşfik Kenter ve Meral Sema Özcan adeta bir kartpostal gibi bu mekâna bitiştirilirler. Filmin sonundaki ölüm aynı zamanda zamanın durması değil midir? Buradaki zaman kavramının durağan olması filmi belki de Heideggerci bir varoluş mekanizmasının ortasından cımbızla çıkarmamıza vesile olur. Zamanın durağan olması hatta durmuş olması aslında bir tür zamansızlıktır Sevme Zamanı Filmi Seks Heideggerci anlayışa göre var olmamış olmaktır. Bu durumda esas anlatılan kavram sevmek edimidir. Karakterler yalnızca bu edimin meçhul anlatıcısı ve nesnesi konumundadırlar. Bu yüzden karakterler de donuktur ve varlıklarından söz edilemez, var olmaya çalıştıkları zaman —ki bu birbirlerine ait olma durumuyla alakalıdır- yok olmaya mahkûmdurlar. Filmin başında Halil kahvede oturmaktadır ve bizler ona yağmurun altında ıslanarak bakarız. Yukarıda bahsettiğimiz donuk ifadeyi aynı şekilde ilerideki bir sahnede Meral için de söyleyebiliriz. Halil dışarı çıkar, bu sefer yağmurda kendisi ıslanırken kahvenin içine izleyici girmiştir. Ancak değişen bir şey yoktur, Halil ister içeride olsun, ister dışarı çıksın görünümü değişmezdir. Onun bu ilk sahnede gördüğümüz değişmezliği aslında ne kadar dingin ve durağan bir ruh halini anlatmaktadır. Bu aynı zamanda her ne kadar yağmur burada sürekli değişimi çağrıştırsa da ve her şeyin zamanla aktığını belirtse de, değişmeyen şey, zamanın kendisidir. Değişmeyen tek şey değişimdir, sözünden yola çıkarsak zamanın durağanlığı da ilk paragrafta bahsettiğimiz donmuşluğa eşitlenir. Filmi esasen farklı bir alana taşımak gerekir bu yüzden. Film böylece Sevmek Zamanı kimliğinden çıkarak Zamanı Sevmek kimliğine bürünür. Filmin ana iskeleti bu bakmak ediminin üzerine kurulmuştur diyebiliriz. Bu sahnelerden Freudcu bir yan anlam çıkarılabilir ancak durum cinselliği ne kadar ihtiva ederse etsin buradaki görme ve bakma yorumunu Halil üzerinden yapacağımız için onun bakış açısından çözüm getirmeye çalışacağız. Mitoloji ve Psikolojinin göbek bağını göz ardı etmemenin gerektiğine inanıyorum. Erksan sinemasının konu olarak beslendiği Anadolu coğrafyası daha çok bizlere değişime uğramış mitsel karakterler sunar. Kuyu filmi buna en yakın örneklerden biridir. İçerisinde mitolojik öğeleri yakalayabileceğimiz ritüellerle doludur. Ancak bu bizlere bir gerçeklik olarak sunulur. Kuyu filminde ise Fatma Nil Göncükendini bu mülkiyetin dışına atmaya çalıştığı anda yeniden çemberin içine çekilerek erkekler dünyasında mülkiyet hakkına kurban edilir. Bu Yunan Mitolojisinde sıkça görülen bir olaydır.
Sevmek Zamanı: “Ben Senin Resmine Aşığım…”
Sevmek Zamanı Fragman - escort-kizlar-elit.online Sanırım filmi kültleştirmede, seyirciye aşk kavramı. Kadıköy'de “Sevmek Zamanı” ♀️ Usta Yönetmen Metin Erksan'ın unutulmaz filmi @mubiturkiye'nin çalışmasıyla Kadıköy duvarındaki yerini aldı. Filmin asıl özelliği, aşkın doğası üzerine epeyce düşündürücü olmasından ileri gelir. Yeşilçam Klasikleri: Sevmek Zamanı () | SanatLogFilmin kendisini temel olarak aldığı ve yapısına buna göre kurmaya çalıştığı aşk duygusunun sorumlulukları, bu duygunun harekete geçirilmesi ve var olma biçimleri üzerinde durmakta fayda görüyorum. Ancak Sevmek Zamanı filminde tasavvufi bir duruma isnat edecek herhangi bir durumun var olduğunu düşünmüyorum. Yapım yılı Anneye beslenen aşkın ego ideallerine aktarılması, libidinal kateksiz ile yani cinsel dürtü enerjisinin nesnelere yatırılmasıyla mümkün olur. Schopenhauer kadın-erkek karşıtlığını kullanırken aynı zamanda bu zaman kavramının her iki cins için ne kadar farklı algılandığını da ifade eder. Değirmenlerin biteviye dönen çarkları aynı zamanda saatin akrep ve yelkovanını onu geçtik sürekliliği temsil etmez mi?
Teknik bilgiler
Film her ne kadar psikolojik alt-metinler içerse de maalesef cinsel anlamda birkaç sahne dışında pek bir anlam taşımamaktadır. Filmin asıl özelliği, aşkın doğası üzerine epeyce düşündürücü olmasından ileri gelir. Sanırım filmi kültleştirmede, seyirciye aşk kavramı. Adada ustasıyla birlikte boyacılık yapan Halil, çeşitli evlerde çalışmaktadır. Kadıköy'de “Sevmek Zamanı” ♀️ Usta Yönetmen Metin Erksan'ın unutulmaz filmi @mubiturkiye'nin çalışmasıyla Kadıköy duvarındaki yerini aldı. Burada Lacanvari bir kadın. Sevmek Zamanı filmi için fragman videosunu izle.Aksi durumda Galatae yalnızca bir kopya ya da içkin olmayan bir maddeye dönüşürdü. Tarzının farklılığı ve o dönemdeki Avrupa sinema tarzına yakınlığı ilk sahnelerden belli ediyor kendini. Tam da bu denli tahripkar olduğu için patolojiktir tutkulu aşk. En nihayetinde filmimiz, erkek egemen bir film yanılsamasını vermektedir, erkeğin zamanda takılıp kalması tam tersine kadında sevginin içinde var olma edimi belli bir karşıtlığı doğurmaktadır. Bu türden duygular böylece aşkın hizmetine adanarak, bu bileşkeden büyük imkânsız bir aşk teması ortaya çıkar. Film böylece Sevmek Zamanı kimliğinden çıkarak Zamanı Sevmek kimliğine bürünür. Tıpkı bir ceset gibidirler. Bu nedenle verilen doğuya ait motifler ya da tasavvufi bir yorum çıkarsamak nezdimce gereksizdir. Enokizu, özellikle film boyunca ülkenin içerisinde yaşadığı çalkantılar, haksızlıklar ve çürümüşlüğe baş kaldırarak çocukluğundan beri baş gösteren şiddete meyilli isyanı, benzer şekilde, Sevmek Zamanı filminin çekildiği dönem olan askeri-siyasi çalkantılara eşitlemek mümkün. Öteki, egoda olmayan her şeye sahipmiş gibi, egonun tüm eksiklerini tamamlayacakmış gibi görünür. Takipçi 1. Sevmek Zamanı filmini yeniden şekillendirmek ve sürekli karşı karşıya getirilerek buradan yanlış çıkarımlar yapmamıza neden olan imgeleri ve duygu çözümlemelerini açıklığa kavuşturmak adına böylesine bir başlık açmak zaruri olarak gerekiyordu. Meral onun bu Narsisist tutumunu fark ettiği anda, kendi benliğinin itici güçlerini, yani kendi narsisizmini ortaya koyar. Bizler aslında bir resme ya da fotoğrafa baktığımızda kendimizi etkin olarak hissetsek de, aslında bakışımız nesnenin kendisinden bizlere doğru akmaktadır. Bu nedenle filmde ekonomik açıdan Burjuva ve alt sınıf ilişkisi ele alınması çok daha verimli olacaktır. Özne bu maddeye bakarak kendi içerisinde onu biçimlendirip bizlere sunar. Su ve Ateş. Büyük şairimizin de belirttiği üzere bir anlamda Halil çiftleşmek değil tekleşmek istemektedir. Onlar ne yaparlar? Halil acı çekmeye kendisini koşullandırmış tipik bir aşk adamı gibi görünür gözümüze; bu da filmin ya da bu tür yazınsal eserlerin insanların gönlünü çelmesi için yaratılmış yüzeysellerdir. Freud, tutkulu aşk ilişkilerinde erotizm içeren böylesi bir transferans olgusundan bahseder. Ve bu yalnızca Don Kişot tarafından hayal edilmiştir. Halil ile benzerlikleri bir yana bırakılırsa, hikâyenin sonunda genç, postere bakarken elindeki kesici aleti alır ve gözüne saplar. Karakterler yalnızca bu edimin meçhul anlatıcısı ve nesnesi konumundadırlar. Bu nedenle filmin başlangıcındaki kareler oldukça donuk ve melankolik bir etki yaratır. Aynı şekilde kadını öldürmesi kadının kendisine bakmasından ötürü değil, kadının bakışının kendisinin bakışına eşitlenmesi ve yerine geçmesinden kaynaklanmaktadır.